1 Haz 2010

Her şey İsrail'in Suçu

Normalde interneti, sosyal medyayı, bloglarımı vs. politik ve sosyal amaçlar için kullanmam. Tamamen ayrı tutarım. Zaten politika okuduğum süre boyunca insanların nelere inanabildiklerine ağzım açık bakarak soğudum bu işlerden Boğaziçi'nde. Ama bu sabah uyandım, zaten canım burnumda işlerden, baktım böyle ne olmuş ne bitmiş. Herkeste bir tepki, bir hareketlilik, bir kıpırdanmalar. İzlerken, okurken... Kritik nokta şu oldu. Videolardan birinde durum anlatılıyor.... ve şu kelimeleri duyuyorum: despite the white flag...
Normalde Filistin için, Gazze için ölüp biten bir insan değilim. Çevre, yaşama hakkı, kimsesiz çocuklar ve çareli-çaresiz hastalıklara sahip insanlar için yapılabilecekler daha önemli benim için. Kaldı ki İsrailli arkadaşlarım da var ve bazı endişelere hak veriyorum. Ama toptan baktığımda, ben şunun için üzüldüm ve huzursuzlandım: Öyle bir gelecek olmalıydı ki
-İnsanlar ülkelerinin güneydoğusuna veya her bir yönüne veya diğer ülkelerin her bir yönüne el kol sallayarak gidebilmelilerdi
-"Baba ben Mardin'e Diyarbakır'a gezmeye gidiyorum, Süryani tarihini orada okuyup fotoğraf falan çekicem" dediğimde yürekleri hoplamamalıydı
-Çocuğum "ben, benden daha şanssız bazı insanlara destek olabilmek için bir süre seyahate çıkıyorum anne" dediğinde benim suratım öne düşmemeliydi...
Ama galiba bunların hiçbiri yakın gelecekte olamayacak.

*edit: Bugün Yapı Kredi Plazaların önünde çadırlar, Taksim meydanda mitingler protestolar vardı. Turist kadınların yüzünde korku vardı. Hiçbir kadının yüzünde korku olmayan bir günü özledim. Bilemedim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder