8 Eyl 2010

Denizin Eşitleyici Gücü

Eylül ayını pastörize geçirdiğim süre içinde (trafikten kısmen uzak, denize girerek, güneşlenerek, gündüz bacaklarımı uzatıp kitap okuyup gece yürüyüşlere çıkarak falan...) düşünmek için de biraz vaktim oldu. Ama bu düşünme İstanbul'daki gibi stresten ve çaresizlikten değil kendi akışında oldu, herşeye dair... Hiç kimseyle görüşmediğim için kısmen bağımsız bir düşünüş tarzı gelişti, neyse.

Bugün yine Eylül ortasında yağımı sürüp güneşlenmenin keyfini çıkarırken plajın arkasında bir araba durdu. Tabiki kafamı çevirip bakmadım ama birkaç kadının deniz önünde fotoğraf çektiğini falan duydum. Güneş gözlüklerime güvenerek bakışlarımı o aileden yana çevirdiğimde kumların denizle birleştiği yerde bir tekerlekli sandalye ve yüzü bana dönük olarak iki adamın çektiği sandalyenin sahibinin denize sokulma çabaları...

Bizim suyun soğuk olduğundan ürpererek veya plajda oturanların selülitlerimize veya belimizin oranına bakıp bakmadığını düşünerek tedirgin girdiğimiz denize o ancak iki tane yapılı adamın yardımıyla girebiliyordu. Kafamı yine havluya gömdüm...

Bir sonraki sahnede yine kafamı denize çevirdim ve adamın elleriyle kollarıyla tek başına yüzdüğünü gördüm... O kadar mutlu oldum ki. Düşünsene: denize o an gelmiş olsam o adam da benim için su yüzeyindeki iki omuz ve kafadan ibaret olacaktı. En az yanında yüzenler kadar sağlıklı ve eşit. Eminim orada suyun içinde kendini çok daha mutlu hissediyordur. Sandalyesiz, hareketli ve en önemlisi eşit.

Bu neşeyi denize borçluydu, yani içinde bulunduğu şarta, konuma. (context)

Onu öyle görmek bana ümit verdi, umut verdi, bir gün herkesin birbiriyle bir şekilde eşitlendiği zaman ve şartlar oluşacak. Buna eminim.

O güne kadar kimileri güzelliğinin, kimileri zenginliğinin, kimileri çevresinin, onu sevenlerin ve kimileri fiziksel üstünlüklerinin tadını çıkarsın. Çünkü bir gün (ki bunun ölüm günü vs olduğunu söylemiyorum, dini bir görüşle alakası yok) bazı şartlar altında tüm insanlığın eşitlenebileceği bir an olacak, buna inanıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder