19 Şub 2011

Cinema Paradiso

Son zamanlarda en çok etkilendiğim film oldu.
Sanırım ben de Toto gibi geçmişe fazlasıyla bağımlıyım ve bu sadakatin bedeli sadece yalnızlıktır...

Bir de ben şeyi çok seviyorum, filmi bilgisayarda bir programda izlememe rağmen kalkıp su alırken falan pause'a basmıyorum, o kadar da kontrolü elime almak istemiyorum. Kendimce filme bir saygı duruşunda bulunup, onu yememe içmeme keyfime alet etmeyerek hemen işimi bitirip koşup oturuyorum başına.

Öyle de bir insanım işte...
Belli.

çinema paradisooo! Malena filminde görüp aşık olduğum ve bir yıl sonra gerçekten gezme fırsatı bulduğum Sicilya sokakları filmin seti. Her İtalyan şehrinin olmazsa olması bir meydan (piazza) ve bu meydanda bir sinema. Devir 1940lar, 50ler. Ne televizyon, ne internet. Adamlar, kadınlar, çocuklar her gece sinema salonunu dolduruyor. Salvatore de (utanmasa yakışıklılıktan ölecek kendisi) bacak kadarken filmlere (baya hard copy olarak filmlere) ve o projeksiyon makinasına aşık olur. Ama bu yetmez gibi bir de 30 yıl boyunca hiç kavuşamayacağı bir kadına aşık olur ve hayatının içine eder. Tüm hayatı boyunca ona yol gösteren ise bir yangında kör olan eski projeksiyoncu Alfredo'dur, bilgin yaşlı balıkçı misali. Filmin öyküsü kısaca bu ama Salvatore'nin adım adım büyümesi, muhteşem güney İtalya aksanı ve sinemada gösterilen birbirinden güzel Western filmleri ve Şarlo tabi ki... Bence büyüleyici bir film, yok artık yapılmıyor böyle şeyler.
* dili İtalyanca, süresi 2.42

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder