7 May 2011

Kindergarten

Çoğu zaman olduğu gibi yine bir gün Ecem'le çikolata yiyorduk.
Kinder, ama yumurtasından değil çikolatasından, hunharca.
Biten her bir dilimden sonra ben dilimin kağıdını 2ye 4e 8e vs katlayıp düzgün bir çubuk halinde masaya bırakırken Ecem buruşturup atıyordu. O sırada Ecem bu tespitten kişilik analizine giden yolun kapısını araladı 
-(ki onun tespitlerine güvenirim, ne de olsa dünyada DNA'mın en çok benzediği kişi, aynı cümleleri kurmamıza bile şaşılmaz)-
Bu tespite göre ben düzenli, disiplinli bir kişilikken Ecem savruk ve boşverciymiş.

Biraz daha derin düşündüğümde
- (ki insan neden Kinder çikolata paketini katlama üzerine derin düşünür bilinmez)-
katlama nedenimin disiplinim ve mükemmel Alman ekolüm falan değil şu olduğunu farkettim:

ya biri bu çöpleri görürse, ya biri bana yine her şeyi batırdığımı söylerse bu çöpleri görüp,? Belki katlı düzenli olursa beni severler," ne de akıllı kız imiş, yemiş ama katlamış düzenlemiş, o bizim kızımız olsun, aferin ona" derler... Yani düzen sağlama, çevremi hizaya sokma gibi bir iradeden değil, beğenilmeme korkusu ve ayıplanma belki de tüm dürtü... Ya da o kağıtları kimse görmese bile, hayatımda, mesleğimde, özel seçimlerde gösteremediğim iradeyi bir çikolata jelatini üzerinde sonuna kadar göstermek belki de...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder