28 Haz 2011

UK Diaries DAY #2

Luton Airport – Cambridge


Güne kazıklanarak başlamak harika bir duygu. Otelden 5,5 vericeksiniz demelerine rağmen yine de 7 pound alan ve bütün yol ezan üzerine nutuk çeken Pakistanlı havalı taksimle havaalanına geri geldim. Şaşılacak kadar erken saatte ve kendimden beklenmicek hızla 11de Cambridge'de süper bir parkın yanıbaşında indim. Richard da sağolsun (:p) geldi beni arabayla aldı, kutu gibi müstakil eve yerleştim. Bütün gün Cambridge'i gezdim, süper tarihi binaları, süper düzgün sokakları caddeleri ve tarihi düzenli bir dokusu var. Bayıldım resmen, şehrin her yanını Cambridge Üniversitesi'nin farklı farklı kolejleri sarmış, muhteşem Trinity ve diğerleri dahil. Zaten her yer turist kaynıyo, elimdeki çift haritam ve boynumdaki makinemle hiç garip kaçmadım o yüzden, burada bu kadar turist olduğunu bilmiyordum. Tüm Cambridgeliler şok içindeydi çünkü bu hafta en sıcak haftalarını yaşıyorlar hava 31 derece!
yes because i am hot!

Sunum yapacağım okula da gittim, ben yürüdüm ama anasının nikahında desek yeridir. Hele de benim kaldığım yere ancak bu kadar uzak olabilir. Yarın sabah 6da yürümeye başlıcam, dilim dışarda sunarım artık... Hayırlısı.

Cambridge güzel güzel... elit... valla. (Tamam eve dönerken bir Türk bakkalına dalıp Pınar su almış olabilirim ama yine de çok güzel bir şehir.) Kutu gibi, yürüyerek gezilen şehirleri seviyorum (yaşamak için değil gezmek için), alışveriş merkezleri ve mağazaların da öğlen 5te tapu müdürlüğü gibi kapanması da artık o kadar olur denerek geçiştirilecek napalım. Alışveriş yapmamış oldum böylece saçmasapan. Sadece pazardan bileklik aldım. Valla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder