27 Mar 2012

EzgininArabeskFanzinDünyası

Kafasında dönüp duran bütün bu kelimelerle nereye gidebilirdi? Yağmur yağdıkça daha da ağırlaşan bu yükle nereye vaktinde yetişebilirdi? Bazen yağmur diner gibi olur, kelimelerin arası açılır, bir bağlaçlık sürelere birkaç adım sıkıştırabilirdi. Hepsi bundan ibaretti yolculuğun.

"Artık yeni bir sayfa açman gerek" diyorlardı, "köşede seni bekliyoruz". Bu gidişle sayfayı bitirebilmenin tek yolu paragraflardan aşağı bırakıvermekti kendini. 1 2 3 4 derken nereye varılacağı belirsizdi, atlamadı yine, hep yaptığı gibi bir nokta bekledi. Şehir de bir kitap gibiydi çünkü, insanlar duraklarda beklemese bir kaos yaşanırdı. Doğru olan; soluklanmak için, yolculuklar için birer durak ve birer nokta beklemekti.


Aslında herşeyin başı o lanet olasıca bavuldu. Ortalığa çıktığında ne kadar uzun hikayeleri başlattığını bir bilse, tozuna isine bakmadan o yatağın altında yıllarca dinlenirdi bavul. Oysa eğer sahnedeki yatağın altında bir bavul varsa, o er ya da geç ortaya çıkmalıydı senaryo kurallarına göre. Uzun vadede bakıldığında, bavullar silahlardan daha öldürücüydü, oysa henüz kimse bu tehlikenin farkında değildi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder