3 May 2012

Gece Gecikmeleri #3 - the Fever

Yalnız kalmamak için cenazesine bile yeni bir kadınla katılan bir adamı sevmişti kadınımız
Üst cümlede bahsedilen cenazesiyle son bulan tüm hayatı boyunca
Bugünden önceki rivayetler yükselip herkesi öyle izleyeceği yönündeydi
Ama ellerini birleştirip şükretti Katolik adetlerine ve elbiselerinin hala üzerinde olmasına
Bir Japon filmi izlemişti kadınımız
İki adamın tek işi ölülerin orasına burasına pamuk tıkmak ve süsleyip kıvırmaktı
Aslında duygusal filmdi ölüleri saymazsak
Tek işi ölülerin orasına burasına pamuk tıkmak ve süsleyip kıvırmak olan genç adam önce işinden utanır ve kimseye söyleyemezdi
Sonra sevimli genç karısına söyledi ve sonsuza kadar mutlu yaşamadılar
Kadın hastırı çekti
Espri kabiliyetinin baki kalması kadının makyajlı dudaklarını gülümsetti
Ama tabi o kadar katın altında kimse kadıncağızın oynayan dudaklarını görmedi

Kadınımız öyle bir havalardaydı ki
Pişman olacak şeyler arıyor, keşke yeryüzünde şunu da yapsaydım
Keşke litrelerce kan bağışlayıp barış elçisi olsaydım bile diyemiyordu
Çünkü aslında hiçbir şey hiçbir zaman bitmiyordu
Şimdi işler öncekinden bile, kuantumdan bile daha çok karışmıştı
Keşke daha çok Yaşar Nuri Hoca dinleseydim bile demiyordu
Burası da her yer gibi bir alemdi işte

Orda burda saçılmış yasak elmalar yoktu
Eğer yeterince gezersen çeşitli meyva ağaçlarına rastlayabiliyordun
Her şey tıpkı eskisi gibiydi
Yeterince gezersen, yeterince seversen, yeterince kasarsan karşına çıka çıka armutlar çıkıyordu
Öbür taraf çok abartılmıştı

O Japon filmini de Samuray sevgilisiyle izlemişti
Hatırladı, yoksa ne işi olurdu
Kadın oldu olası yalnız film izlemeyi sevmezdi
Keşke yalnız bunun için sevseydi adamı

Görünen o ki burada tüm zaman hatırlayarak geçecekti
Zimbardo diye lanet olası psikolog bir herif vardı
Bazılarının hep geçmişe, bazılarının da hep geleceğe odaklandığını söylerdi
Deneylerin uydurukluğu düşünüldüğünde
Kıçını da sıksan bu huyu çok zor değiştirirdin
Zimbardo'ya burada güzel bir yer hazırlayacaklarını düşündü
Adam doğruları söylemişti
Kadın hayatı boyunca geri bakarak gitmişti
Ve bunu artık ilerleyebileceği bir yer kalmadığında farketti
Yani tosladığında
Duvara
Çite
Veya daha sinematografik her ne varsa

Onun ülkesinde sevişenlere kadın denmekteydi
Bir romanda 70 yaşında kızlara rastlanabilirdi evde kaldılarsa
E bu yaşta ona da siyahlar giydirmişlerdi
Oysa bilen bilirdi
Kadın hep çocuk kalmıştı
Ya da kadın gittikçe çocuk olmuştu
Ama bu artık sadece romancının derdiydi

Adam yine aklına geldi
Görünen o ki bundan hiçbir yerde kaçış yoktu
Kağıt da yoktu ki lanet olasıca yerde bir kaç şey çiziktirsin
İçindekileri atsın
Sonra kağıt olmamasının nedenini anladı
Hiçbir şeyi unutmuyorsan
Ve okutacak hiçkimsen yoksa yapayalnızsan
Hikayelerini taşıyacak kağıtların olması da anlamsızdı
Bir romanda okumuştu
Aslında okuduğumuz her bir kelimeyi hatırlıyorduk
O yüzden kitaplara da gerek yoktu, yakılabilirdi
Kadın yine de hayatını kitap okuyarak geçirdiğine pişman olmadı
Diğerleri de ya adamlarla ya da bankada çalışarak geçirmişlerdi
İki durumda da malzemesinden fazla değer verilen varlıklarla muhatap olduğun için
(evet adamlar ve banknotlar)
Kadın kendini kazananlardan saydı

Aslında bir kumsal olsa her şey bu kadar boktan olmayabilirdi
Dünyada öğrendiği bir şey varsa o da kumsalın bir çok şeyi güzelleştirebildiğiydi
Öyleyse ne bok yemeye apartman dikip durdunuz diye bağırdı aşağı
Duyan olmadı

Kadının ülkesinde çocuklar önce sarıyla güneş, sonra maviyle deniz çizerdi
Duruma göre veya boya setinin cakasına göre buna ağaçlar, çeşitli kıyafetlerle elele tutuşmuş annebaba, renk varsa ağaçların üzerinde çeşitli meyveler, bir köy kulübesi, çocuğun yeteneğine göre gökkuşağı veya m harfinden kuşlar eklenirdi
Kadın bu yükseklikten baktığında kuşlar hala m harfine benziyordu
Aslında herşey her şeye hala o kadar benziyordu ki
Ne halt etmeye düştük buraya demeden de duramadı kadın
(aşağıda mı yukarda mı hadi bakalım)

Neyseki sonra annesi o leş gibi kokan sirkeli bezi dayadı alnına da
Gözlerini açtı gerizekalı
Hristiyan kadının cenazesi, Japon adam, kumlar, elmalar, kitaplar geride kaldı
Uyandı
İlk cümlesi ilk gözağrısıydı
Hikayelerini hiç okumayan adam çoktan uyanmıştı
İleri mi baksaydı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder