28 May 2012

Gece Gecikmeleri #4 - La Famiglia


Tarih babalarına ihanet eden oğullar, kadınlarına ihanet eden babalar, annelerine ihanet eden çocukların efsaneleriyle doluydu. Büyük dinler bile kardeş kavgalarından türemişti. Büyük günahların doğduğu yer olan küçük bir aileden büyük sevaplar beklemek akılsızlıktı. Sonuçta herkes genç ve safken birini çok seviyor, onu ailesi yapmak için kendinden geçiyor, herşey olduktan sonra ise yine tek başına olabilmek için elinden ne geliyorsa yapıyor ve en başa dönüyordu. Bu döngü belki insanlığın en büyük lanetiydi. Belki bilgiden ve güzellikten ve arzulardan daha büyük bir lanetti herkesin sonunu getiren. 


"Kadın tüm yolculuklarında Odyssey okumasının bir tesadüf mü, bir ironi mi yoksa her ikisi de mi olduğuna hiçbir zaman karar veremedi. Kadın her yolculukta iki bavulundan birini alırdı: biri babasının, biri eski sevgilisinindi. Hayatı boyunca kendi bavulunu kendi satın almaktan itinayla kaçındı. Alıp başını gitmeye bu kadar meyilli birinin kendi bavulunu kullanması intiharin diğer adıydı. Zaman içinde çok zenginleşmiş, evi arabası kitapları yemek takımları kıyafetleri olmuştu. Ama hiç bavulu olmamıştı. Masumiyet bazı toplumlarda bekaretle, bazılarında beyaz pelerinle, bazılarında ayak parmağındaki üç yüzükle ölçülürdü. Kadınsa eğer masumiyet konusunda ahkam kesilecekse bunun birinin bavuluna bakılarak yapılabileceği kanısındaydı.

Kalbimi misket oynadığım pembe elbiseli ilk aşkımda unuttum bir daha da geri gelmedi diyen zavallı bir adamdansa, bavulumu özlediğim bir ülkede bir yarımadayı turladığım o trende unuttum bir daha da geri gelmedi diyen bir kadın olmak daha gurur vericiydi. Kadın bu gururla kafası camda uyuyakaldı. İyi geceler uukum!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder