13 Ağu 2012

Hayat Değiştiren Quotationlar #2

Tüm ana karakterler loser olduğu için bayıla öle gebere izlediğim ve tadı damağımda kalan Girls'den geliyor bu diyalog. Bu durumda olan çok insan olduğunu bildiğim için bir an o diyalogu ve o sahneyi izlerken insan yalnız olmadığını, çabalamaya devam edebileceğini farkediyor.

Context şu ki: Hannah günlük tadında denemeler yazıyor ve bunu kitap haline getirmeye çalışıyor. Hayatta şu andaki isteği bu. Bunun dışında ise zevk aldığı ama hiç para almadığı stajından ayrılıp kolpa kolpa asgari ücret veren dosya işlerine baktığı birkaç işe giriyor. Ayrıca en iyi arkadaşıyla ortak evine kira veriyor. Tam bunların ortasında ailesi emeklilik rehavetinde kendilerine yazlık- göl evi her ne haltsa ondan almak istedikleri için artık ona destek olmayı keseceklerini söylüyorlar şık bir restoranda. Bunu anlattığı arkadaşı ise adamım: Jessa. Dünya umrunda olmayan, hamile kaldığını farkedince kendi kendine çocuğunu düşürebilen, yeni taşındığı şehirde çocuk bakıcılığı yapmaya başlayan ve sezon finalinde iki defa gördüğü bir adamla evlenen umarsız, cool, hip, high Jessa, ona ailesine rest çekmesini ve mantıklı mantıklı konuşmak veya dilenmek yerine kararlarının arkasında durması gerektiğini şu sözlerle (ve cool İngiliz aksanıylaaa!) açıklar:
“Tell them you’ll get tuberculosis in a garret if you have to. Tell them it’s what Flaubert did. Tell them that Picasso did it. Rappers who were poor and sold their tapes in the street did it.” 
Zaten Flaubert'in de üstüne yoktur hırslı hırçın kadınları anlatmakta... Rutubetten ölen odama moral olduğun için sağol Jessa!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder